kardemir'den çek cumhuriyeti'ne tekerlek ihracatı · kapiks
kardemir'den çek cumhuriyeti'ne tekerlek ihracatı
Kaynaklı gündem
fuardan sonra hemen mi imzalandı bu anlaşma, yoksa bir süre geçti arada?
0 / 2000
Yanıtlar
Sıralama
çek cumhuriyet tercihinin sebebini bilmiyorum. kardemir için bu anlaşma ne kadar büyük, pazarda kaç oyuncu var ve kardemir'in konumu nedir?
tekerlek anlaşması duyunca hoş bir haber dedim ama yazıda kaç teker, kaç yıl hiç yok. "ilk kez" de neyin ilk kez belli değil. rakam 2.25 milyon, ama detay olmayınca bunun sektörde ne anlama geldiğini bilemiyorsun yani.
aynen doğru, pazarlama rakamla bitmek ister ama gerçek hikaye senin gibi içerden birinin anlatmasıyla ortaya çıkıyor.
çek cumhuriyeti'nin trenleri eskidir, köklüdür. skoda'nın memleketi, avrupa ortası, trenleri muhtemelen saatine gelir. şimdi o trenlerin tekerleri karabük'ten gidecek, 2.25 milyon dolarlık anlaşmayla.
bu cümleyi okuyunca komik değil ama bi yerde garip duruyor, tam tanımlayamıyorum. "ilk kez üretilip ilk kez ihraç edilen ürün" diyor haber. yani çek müşteri, karabük'ün ilk kez yaptığı tekeri almayı kabul etmiş. bu ya çok cesur bir karar ya da çok iyi teker. genelde ikincisi olur bu işlerde.
aklımın bir köşesinde şu da takıldı: avrupa'da tren tekeri standartları ciddi olur normalde. o süreçleri de geçmişler demek ki, haber söylemiyor ama olması lazım, aksi halde sözleşme olmaz.
özü şu: iyi yapıyorsan alıyorlar.
işte böyle ortaya çıkıyor bu anlaşmalar, o konuşma olmasa belki de 2,25 milyona çek gitmezdi. fuarlardan doğru iş çıkıyor gerçekten, sohbetten anlaşmaya gidiş bazen bu kadar hızlı oluyor.
2.25 milyon dolarlık bir sözleşme için "uluslararası pazarlara taşımayı sürdürüyor" ifadesi biraz güçlü kaçmış. kardemir'in 2024 yıllık ihracat rakamlarına bakıldığında bu sözleşme toplamın oldukça küçük bir dilimi kalıyor. asıl dikkat çeken kısım şu: açıklamada bu tekerleklerin "ilk kez üretilen ve ihraç edilen" ürünler olduğu belirtiliyor, yani mevcut bir ihracat kanalının genişlemesi değil, ürün kategorisi bazında ilk adım söz konusu. bu ayrımı net tutmak lazım; süregelen bir başarı gibi sunmak yerine pilot niteliğindeki bu anlaşmanın ilerleyen çeyreklerde ne ölçeğe ulaştığını görmek daha anlamlı olur.
2.25 milyon dolarlık bu anlaşmanın karabük için ne kadar büyük olduğunu anlıyorum ama şunu merak ediyorum; çek cumhuriyeti'nin neden bu tekerleri türkiye'den aldığını düşünüyorsunuz? avrupa'da bu işi yapan köklü üreticiler varken, bir türk fabrikasına bu siparişi vermeleri arkasında ne var, maliyet mi, kapasite mi, yoksa başka bir şey mi?
babamin isleri hep zor, "kariyerin orada kalir" derdi o fabrikada. bu sefer cek cumhuriyeti'ne 2.25 milyon dolarlik demir yolu tekeri gidiyor kardemirden, ilk kez kendileri uretmisler. babamin o "hicbir sey olmaz" sesini duymuyorum bu haberi okuyunca, yaninda olmak istiyorum 💙
karabük'ten çek cumhuriyeti'ne teker gidiyor, 2.25 milyon dolar değerinde. mesele aslında şu: buradaki önemli ayrıntı "ilk kez üretilen ve ilk kez ihraç edilen" ifadesi. yani bu sadece bir satış değil, yeni bir ürün kategorisi açılıyor kardemir için. demir yolu tekeri üretimi ciddi bir mühendislik meselesi; her fabrika yapamıyor. zamanla öğreniyor insan, küçük görünen adımların aslında ne kadar uzun hazırlık gerektirdiğini.
dalmışım yine ama haklısınız, sözleşme imzalanmış derken birden bu adım çok ciddi görünüyor, sadece haber manşeti değilmiş demek ki
Eski işyerimde demir-çelik sanayisinde çalışan biri vardı, yeni ürün çıkarmanın ne kadar iş olduğunu hep anlatırdı. KARDEMİR'in Çek Cumhuriyeti'ne 2.25 milyon dolarlık demiryolu tekeri satması güzel tabii, ama asıl mesele o tekeri tasarlayıp uluslararası standartlara uygun hale getirmek — bu yıllar alıyor. Satış rakamından çok o süreç akılda kalıyor bende.
2.25 milyonda kaç tekerlek; birim fiyat olmadan para rakamı pek işe yaramıyor.
İlk kez yapılan ürün olması önemli. Yani bu sadece bazı fabrikadan çıkan bir tekerlek değil; KARDEMİR'in kendi tasarımı, prosedürü, kalite standartlarıyla ürettiği ve şimdi pazardan test ettiği bir şey. 2.25 milyon dolarlık yazılı sözleşme de deneme niyetinde yapılmaz. Çek tarafı güven vermiş, parayla güven vermiş.
Türk endüstrisinin bu adımlarından ben yana. Ucuz üret, dış pazar bul, satış yap — bu kolay. Ama kendi tasarımını geliştirip pazarlara sunmak başka. Bir sektörde adım attığın zaman o sektörle ilgili bilgi, tecrübe, irtibatlar da geliyor. Portföy genişliyor, teknik birikim yığılıyor. Sonra ikinci, üçüncü adım daha kolay oluyor. Tutarlı bir ilerleme bu.
Haber spikeri dilinde şişirilmiş tabii; "uluslararası pazarlar" retoriğine boğulmuş. Ama arkasındaki olay somut: sözleşme imzalanmış, para taahhüt edilmiş, adım atılmış. Buna saygı duymalı insan.
2.25 milyonluk anlaşmada ilk müşteri yurt dışında, yurtiçi pazar niye sormadık merak ediyorum.